|
KIzIlcabölük'te Dokumacılığın Tarihçesi
(Eşref DOĞU)
KALEM
ÇIKRIĞI
Kalem Çıkrığı: Günümüzde kullanım alanı oldukça az olan bir
dokuma öncesi hazırlık aracıdır. Kasabamızda genellikle 45 yaş
neslin daha çok hatırlayacakları ve onların çocukluklarında daha
çok kullanılan bir araçtır.
Çıkrık: Geniş kasnak veya tekerlek yada kol yardımıyla belli bir
uzaklıktaki mil vb gibi aygıtları hareket ettirmek özelliğine
sahip basit makinelerdir.
Kalem Çıkrıkları: El tezgahlarının yaygın olduğu dönemlerde
motorlu tezgahların ilk çıkış dönemine rastlayan tarihlerde
yaygın kullanım alanı vardı. Günümüzde çok az da olsa hala
kullanılmaktadır.
Kasabamızda. çıkrıklar genellikle kalem adı verilen bir nevi
kapaklar üzerine iplik sarma işlemi gerçekleştiren araçlardı.
Geniş teker biçiminde çizgi çizgi hoş görünümü olan bu araçlar
kalem sarmada ya da ipliği bükmede kullanılırdı. teknolojinin
gelişmesi neticesi bobin var makinelerinin çıkmasıyla yavaş
yavaş ortadan kalktı.Anılarda eski günlerden birer hatıra olarak
yerlerini aldılar,Kalem sarma işlemi şöyle başlar: Tezekirden
alınan ağızlık iplikler, aharlarda deterjanla güzelce yıkanır.
Çizmelerle çiğnenir ve ipliğin açık kahverengi suyu akıtılır.
İplik temizlenir. Hain iplik eğer boyanacaksa toprak dağarlarla
boyanır. Uzun sırıklara geçirilip sokaklara asılıp kurutulurdu.
Kimi zaman haşıl tutkunu olur onları da ıslatıp sarılırdı. Haşıl
tutkunu ise ipliğin haşıllama sırasında kimyasal maddelerle
oluşan kristal tuz biçiminde ipliğin birbirine yapışmasına
denirdi.Gerek kuru, gerekse yaş kullanılmasına rağmen genelde
kalem yaş sarılırdı. Haşıl tutkunu zorluk çıkarmaması için yaş
sarılırdı. İplik ağızlıkları ikili üçlü çaralara takılır.
Kalemler iğlere takılır. Ağızlığın (ipliğin) ucu kalemlere
ardılır.Çıkrığın kolu saat yel kovanı yönünde çevrilir ve sarım
işlemine haşlanır.
Kalemlerin kullanım yerlerine göre ikişer veya üçer ağızlıklı
kalemler sarılır. Sarma işlemi bitirilirdi. Kalemler toplanıp
sıra çözgüye götürülür. Zamanın el çözgülerinde yumaklar
koşulurdu.
Çıkrığın yerine bobin var makineleri almıştır. İnsan gücüne
dayanmayan elektrikle çalışan genelde 6- 12 gözlü. kapasitesi
fazla, her ebat pamuk ipliğini bobin haline getirebilen
makineler çıkrıkla kıyaslanmayacak kadar hızlı
çalışmaktadır.Çıkrık yaşantımızda o kadar çok yer etmişti ki
bazı ananelerin doğmasına sebep olmuştur.
Beldemizin geçmişinde Çıkrık
gecesi yapılırdı.
Çıkrık Gecesi: Her evlenen kızın anne babası düğünden 15 gün
sonra yakın akrabalarla toplanıp bir çıkrık ve birde çıkrık
döşeği(beldemizde yaygın olan bir nevi döşek) götürürler.
oturulur. Sohbet edilir. Tuzlama pişirilir. hep birlikte
yenirdi. Çıkrık kullanım alanı daraldıkça geleneklerde kalkmış.
yok olmuştur.

Seyrek dişli taraklardan geçirilen ipliğin ucu dokunacak kumasın
kaç dişli olacak ise bu hususu dokumanın içinde o gayet iyi
bilirler Örneğin, dokuma aşamasında 1.cm ye düşen ipliğin sayısı
kaç ise; çarşaflar piyasa olarak 9 tarak 10 tarak diye
adlandırılır.) istenilen dişli taraklardan geçirilir. ipliklerin
uçları hepsi bir arada toplanıp ağaç bobinlere bağlanır. Kolu
çevirerek çözme işlemine geçilir. Yumaklara çözülecek ipliğin
metre olarak eski saatlerden bir mekanik kurulur ve zamanlama
yapılır.Burada dikkat edilecek diğer husus, ağızlık dediğimiz
olayın gerçekleşmesidir.Ağızlık, tezgahlarda ipliklerin tarak
ile işlenti arasında yaklaşık olarak 30 derecelik açıdır.Bu konu
çok önemlidir.Beldemizde tek numunelik Tekstil Lisemizde vardır.
MASURA
ÇIKRIĞI
Masura: Üzerinde atkı ipliği
sarılan mekiklere takılıp tezgahlarda kullanılan boyu 18- 20 cm
çapı 8 mm başlangıç yarı konik ağaç ve plastik araçlardır.
ÇIKRIK:
Kullanılan alanı bakımından
iki tip çıkrık var: Birincisi kalem çıkrığı, ikincisi Masura
çıkrığıdır. Bunlar hem yaptığı iş hem de şekil bakımından
değişik tiplerde yapılmış basit tarihi dokuma araçlarıdır. Kalem
çıkrığı malzeme olarak ağaç kullanılmış masura çıkrığında ise
gövde ve ayaklar üzerinde kanalı olan tekerlek ağaç modellerden
yapılmış diğer kısımları madeni malzemelerden yapılmıştır.
Çıkrık çağı olarak el tezgahları çağında önemli bir yer
edinmiştir.Teknoloji geliştikçe modern makineler tasarlanmış ve
üretilmeye başlanınca çıkrıklar birer birer yok olmuş, maziye
karışmıştır.
Bu çıkrıklar bir bisikletin
çalışma prensibinden yola çıkılarak yapılmıştır.
Sarma işlemi: Masuralar iğlere
takılır Yine ağızlıklar çaralar takılıp masuraları iplik
dolanır. Çaralardan gelen iplik sağ el ile hareket kolu sol ile
sağdan sola (resimdeki ok yönünde) çevrilir. Sağ el ipliği
masura bakımından 4-5 cm. zik zak hareketler yaptırarak Mekiği
sığacak Ölçülerde sarılır. Bu işleme masır sarma olarak
tanımlanır.
Çıkrıkta bazı önemli noktalar
şöyle imiş.
*Masura (Masır olarak halkın
dilinde söylenir) Masura mekiğin içine sığacak kalınlıkta ve
belirli ölçülerde sarılmalı.
* İğleri hareket ettiren urgan
zivitlendiğinde daha mukavemet sağlanırmış.
*El tezgahlarında kullanılan
masırlar genellikle yaş olarak sarılır. Yaş sarmanın sebebi
masuranın üzerine ipliğin yıkılmaması için yaş sarılmış.

ÇIKRIK DÖŞEĞİ
Yurdumuzun çeşitli yörelerine
özgü kilimler olduğu gibi; Beldemiz de o kilimlerin, çulların
eşdeğerinde eski giyeceklerin işe yarayan kısımlarından mesela
bir gömleğin arka kısmını yamayarak birleştirerek hatalı çıkmış
kumaşlarda, çarşaflardan, dört beş katlı birleştirip
diktiklerinde güzel bir döşek oluyor.
Kasabamızda hala çıkrık
döşeklerini özellikle özellikle yaşlı ninelerimizin evlerinde
bulunur.
Not:Bu yazı Vakfımızın Çıkarmış olduğu Kızılcabölük
gazetesinde Yayınlanmıştır.Bilgileri derleyen ve resimleyen
Eşref DOĞU Kardeşimiz
geri
|